Son Yazılar »

inanılmaz…

şöyle bi durun ve hayatınızda etrafınızdakilere karşı herşeye karşı bi etkisiz olun bi kenara çekilin ve herşeyi izleyin… herkes kendi çıkarları için uğraşıyor herkes başkalarının hatalarını görüyor ve kendisini tamamen doğruluğun odak noktası kabul ediyor.. :) bense bunun farkına varmış biri olarak kendimi yanlışın odak noktası kabul edip daha çok etrafımdakilere kulak asıyorum… eğerki kendinizi aşırı yormamak ve herkesin kesinlikle öldüğü şu fani dünyada zamanınızı  doldurmak istiyorsanız;

1- az para az dert

2-az para az sorumluluk

3- az sorumluluk az stres

4- az stres az hastalık

5-az hastalık daha geç ölüm

6- geç ölüm çok günah.

bunu unutmayın.. olabildiğince az para ile idare edin.. sadece üstlenmeniz gereken sorumlulukları üstlenin, eğlenmeyi unutmayın, ve düzgün beslenin. uzun ömürler geçirin…  :)

Türk Milli Futbol Takımı

Daha yeni yenilgimiz taze iken söylemeden duramadım berbattık hani 3 yedik ya bi 3 daha yemeliydik ki belki akıllanalım.. ya sabri’yi severim doğal olarak tuttuğum takım yüzünden ama abicim olmaması gerek o takımda bana sorarsanız olmaması gereken bi tek o değil ya… hala akıllanamadık takım’da yeni yüzler yeni isimler yeni bedenler olmalı anlicanız genç bir takım olmalı..  her ne kadar tipini dahi sevmesem volkan-arda-hamit gibi bi kaç tecrübeli eleman’ın kalıp… yeni oyuncuların alttan yetiştirilmesi lazım ilerleyen zamanda onlarında cıkması gerek yani Türk Milli takımı için.. Türkiye için bu yapılmalı… maç boyunca sabriyi izlediniz mi? :-D ya ağır sözler sarf etmek istemiyorum ama bu adam Türkiye’de yaşamıyor mu? hemen hemen herkes üzerinden espiri yapıyor.. emeğe saygı adam koşuyor gerçekten ki takımın geri kalanında da bu eksik ama hiç bişi olmadan koşmakda birşeye yaramıyor pek… keşke büyüklerimiz şöyle istek ve şikayet için güzel bi site bölümü ayarlasalar… orda önerilen isimleri bi kontrol edilse, izlense ve uygun bulunursa takıma falan alınsa yada milletimizin tepkisini alan bi oyuncuyu ordan şikayet edebilsek ve onu 1-2 maç cezalı duruma düşürseler yada yedek kulübesinde bekletseler milletimiz daha mutlu olabilir… Aslında bir çoğumuzda görüyoruz ki mahallelerimizde sokaklar’da halı sahalarında çok güzel futbol oynayan gençlerimiz ve çocuklarımız var bunları yetiştirerek ülkemize kazandırabiliriz… hem ekonomimize de katkısı olur yurt dışında para kazanıp ülkesinde o paraları yiyecek olmaları :) :) yazılcak çok feci şeyler var :D

Şimdi anlatacağım hikaye çooook dandik uydurmalara dayanmaktadır… uzun zaman önce evvel zaman dışında.. mahallenin birinde bi deli varmış.. delinin doğru düzgün yürüyüp koştuğunu hiiiç gören olmamış… taki bigün mahallenin tepesinde adam bahçesinden bi kayayı yuvarlayana kadar… kaya yuvarlanmış delinin az önüne kadar gelmiş.. kayanın yuvarlandığını gören deli başlamış kayayı tekmelemeye.. ama ayakları kırılacak kadar tekmeliyormuş… mahalleli zorla uzaklaştırmışlar kayayı kaldırmışlar görmiyeceği yere ama deli ağlayıp sızlayıp mahallede huzur bırakmayınca.. taaa o eski zamanların eski mahallesinde yaşan yaşlı mı yaşlı bi bilge kadın evindeki koyun postunun içine pamuk dikmiş ve arasını çok küçük çalı parçalarıyla doldurmuş… deri, malzemenin dağılmamasını pamuk yumuşak olmasını çalılar ise ağır olmasını sağlaması içinmiş…  daha sonra deliye bu yeni yaptığını verince başlamış deli bunu tekmeleyip peşinden koşmaya… daha sonra mahallenin cocuklarıda delinin peşinde dönüp durmaya başlayınca git gide buna bi isim aramışlar ve adına top demişler ve futbolda böyle ortaya çıkmış…. bi uydurma hikayenin sonuna geldik..  saygılar.

Attention…!!!  -  Dikkat…!!!

Bir çoğumuzun Kullandığı Facebook, Myspace, Twitter gibi sosyal ağ siteleri aslında bir çok tehlikeyide barındırıyor….

Temel çıkış amacı daha önceden arkadaş olduğumuz ama zaman içinde kaybettiğimiz arkadaşlarımızla tekrar iletişeme geçmek için çıkan Facebook’un öncüüğünü yaptığı ve git gide amacını yitirip bambaşka bir şekilde artık kişilerin günlük yaşantısının bir parçası haline gelmesiyle hatta bu tarz sitelerin sayısının artması.. kulanıcıların dikkatlerini çekecek can sıkıntılarını gidercek değişik aktiviteler katmasıyla kurtulunamaz bir dereceye gelmiş olan sosyal ağ siteleri  akıl almaz bir şekilde tehlikeyide barındırıyor… kullanıcılar ne kadar amaçını değiştirmişte olsada site amacı gereği istenen kişisel bilgilerin hepsinin girilmesi bunun üstünede can sıkıntımız için eklenmiş olan uygulamalar’a izin isteğini düşünmeden onaylamımız çıkılmaz bir sonun başlangıcı olabilir… Şuan Kiminiz Sıkıcı… Kiminiz de önemli bişi olduğuna karar verdi.. Bazılarınızda bunu zaten biliyoruz diyip geçiyor…. Sıkıcı diyip geçenlerin büyük bir çoğu uygulamaya izin verenlerdir…! eminim…. biliyorum diyip geçenlerinde cok az bir kısmı net üzerinde yaptığı şeylerin bir çoğunda onay verirken kabul ettiği şeyleri okumuyordur… ( bende genelde okumam) ama okuduğunuzda Yaptığınız en ufak bir hatada sizin başınıza patlayan yada herhangi bir suç durumunda üstünüze yıkılan onlarca maddeden haberi olmuyor.. şimdiye kadar başınıza bir iş gelmemiştir… doğrudur benimde gelmedi.. ama geldiğinde emin olun kurtulma şansınız kalmıyor… konumuza dönelim temel örneğimiz facebook’ta yakın zamanlarda bir adam sizin profilinizi eleştiriyor…. bende denedim… facebook’un gizlilik ayarlarına sığınarak oluşturduğum foto albümü orda görüküyordu… ayrıca ona izin verdiğimde artık o adamın veritabanında kayıtlı olduğu içi bilgilerim onun üzerindende ulaşılabiliyor… hadi ulaşılabilmesini geçtim…. izin verir vermez sizinle ilgili tüm bilgiler bu video işini ayarlamış olan şahsa gidiyor… bu adamın yapmış olduğu şey cok güzel geliyor göze ama sizin kişisel bilgilerinizle  onlarca bankadan kredi alabilir… yada yapmış olduğu suçu sizin üzerinize yıkabilir… kısacası  Hayatnızla istediği gibi oynayabilir… ve siz bunun Facebookdaki ufak bir izin onayından olduğunu tahmin bile edemezsiniz…. ama o izin onayında şöyle bir soru olsaydı çok daha dikkat ederiz…..   “Hayatınızla oynanmasına izin verirmisiniz?” en azından biraz daha dikkat edersiniz neyse şimdilik yazacak bir hikaye uyduramadım yararlı bir bilgi olsun dedim… iyi okuyuşlar…..

 

ReTurn of King’s =))

EfSane Uyduruk Site’nin Admin’ni Tiyes Geri Dönüyor Tekrar Can Alıcı UyDuruk hikayelerimle Sizi Farklı ortamlara Götürcem :D :D:D Pek Çok Yakında Az Kaldı Sanırsam Diyorum İnanıyorum.. sallasana okuyan kim ? :D :D:D

Fıkra :)

Bizim Temel uluslararasi ekonomi toplantisina katilir..Devletin topladigi vergi dagilimini tartisirlar.Konusmacilardan biri Amerikali, biri Avrupali, biri de Temel.Ortaya bir fikir atilir… Halktan toplanan vergiler nasil dagilim yapilacak.

Amerikan vatandasi söz alir:

-”Bizim Amerika�da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladigimiz vergileri havaya atariz… Çizginin soluna düsen paralari halka hizmet olarak geri veririz, sag tarafta kalan devlete kalir, yatirim yapariz…”

Derken Avrupali söz alir ve:

-”Bizim Avrupa�da baska ama ona benzer bir uygulama yapariz… Önce yere bir daire çizeriz… Halktan toplanan vergileri havaya atariz. Dairenin disinda kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düsenleri devlet harcamalarina kullaniriz… “

Sira bizim Temel�e gelir ve baslar anlatmaya:

-”Ula usaklar ne güzel anlattunuz. Keske bizda sizun çirkefluklerunuzi degil da habu çaliskanlugunuzi alsak… İnanun bizum öyle bir uygulamamiz yok… Bizde daha kisa oluyi… Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk… Bizde hükümet halktan toplar vergileri… Atar havaya. Yere düsenleri kendilerine harcama yaparlar… Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner…”

Devrim Arabaları

Filmin konusu  16 Haziran 1961 tarihinde yaşanan gerçek bir olaydır… Devletimizin devrimle gelen başkanı Cemal Gürsel emriyle tamamiyle türk malı olacak bir otomobil yapılması isteniyor.. bunu üzerine 23 mühendis işe koyulur… bunun için Eskişehirdeki Cer atölyesine gidilir ve tam olarak 130 günde tamamlamaları gerekir fakat halk onlara yapamiyacağı gözüyle bakar.. maddiyat gerekli parcaların alt yapı eksikliği ve yan sanayinin bulunmamasina rağmen işi bitirirler… fakat Ankaraya taşınması esnasında raylardan çıkan kıvılcımlardan tutuşabileceğini söyleyip benzin az koydurulur.. Devlet Başkanımız  yapmanın sevinciyle biran önce arabalara binmek isteyince benzin  olmadığı için yolda kalır..  2. arabayla gider fakat olay bitmiştir zaten… arabaların Devrim olmasının sebebide Devrim olmasından kaynaklanıyor benim bildiğim kadarıyla 

konusu bu güzel milli duyguları kabartan heycanlı bir film…

izlemediyseniz gerçekten izlenmeli iyi seyirler….

Robin Hood

Belki hepimiz olmasada büyük bir çoğunluğumuzun tanıdğı zenginden alan fakire veren bu halk kahramamını biliyoruzdur…. ama bişi diyim bok halk kahramanı… zendinden alıp fakiere veriyomuş sie…. sorsunlar bakalım fakire sen zengin olsan paranı alıp fakire vercez deseler o bile istemez la öle şeyi…. ama işin o tarafını düşünen yok… adam zamanında yememiş içmemiş biriktirmiş bişiler yapmış kazanmış.. öbürü yatmış kalkmış… roobbiiiiinnn ben fakirim banada para lazım…. hop al bakim it bunlar karnını doyur coluk cocuğuna bişiler al…yoq öyle yapma bi ekre robin’e ne o kim ki birinden çalcak diğerine vercek ama soran yok ki :D hem robinin verdiği parayı nasıl alıpda yiyolar vicdanları sızlamıyo haram para o alınırmı…… ama işte adam bu yolla zengin olmuş yoksa nerden bulsun o kadar adamı oku yayı süslü elbiseleri atı… şimdi biri yapsa böyle biiişi mübbet yer bide para verce fakir manumusumumu istiyon bişi mi istiyon bişi mi ypacan diye bi güzel döver… :D neyse robinin oalyıda bölye

iyi okuyuşlar… iyi eylenceler…

Yuva

Ntv’de yayınlanan bu belgesel bencede izlemiz gerek bir şey.. eğerki izlediyseniz o cümlede ne kadar haklı olduğumu kendi kendinize söylüyo olursunuz eğer izlemediyseniz acaba nasıl bir şeyki.. diyebirlisiniz… ve yine eğerki ben böyle bir cümle okusam aynende öyle derdim…hiç düşündünüzmü aslında nasılda hergün dünyaya bişi olmuyo nasıda yakınlarınızdaki ağaçlar duruyo ve büyüyo hergün aldığınız hava her zamanki gibi aynen duruyo.. bişi söliyim mi ÇOK YANILIYORSUNUZ…. Dünyaya hergün daha çok zarar veriyoruz.. denge hergün dahada bir tarafa ağır basıyor.. fakat bu iyi olan taraf değil… belki sizin görüdüğünüz ağaçlar değil ama şu an dünyanın farklı  yerlerinde ne kadar çok ağaç kesiliyor.. bil fark edebilsek dikkat edin evinizde ne kadar da ağaç malzeme var vitrinler masalar kapılar v.b. bunlar için hep ağaç kesiliyor… peki dikilmiyormu dikiliyor.. ama ne kadar 100.000 ağaç kesseler 10.000 ağaç dikiyorlar… sonuç hem yağmur azalıyor.. hem havamız kirleniyor.. hemde oksijen azalıyor… sadece ağaçmı kolaymış demeyin.. devamı var… sadece tükenen havamızda değil… son günlerde dahada belli oldu yurdumuz insanına sularımız bitiyor… bitmez demeyin bende öle diyodum ama iş öyle değil bitiyor gereksiz su tüketimleri, olan kaynakları boşa kullanmak  sularımızıda bitiriyor ufak bir örnek vereyim bizim evimizin yakınlarında bir su vardı kendimi bildimbili su hep akıyor durmadan vanası falan yok suya ufak bir depo yapılmış.. orda sürekli boşa doluya akıyor.. su temiz.. içile bilirde ama birisi kap doldurmadığı sürece boşa akıyor bunları böyle harcamamız lazım elbet bir gün bitecek bunları depolamalıyız… ve gene söyliyim sadece biten hava ve sumu hayııırr….hem verimli topraklar azalıyor.. hemde olağan kaynaklarımız tükeniyor… bunlar için ne mi yapılmalı mesela petrol ve doğal gaz  yerine rüzgar enerjisi güneş enerji sistemleri konulmalı… su lar için dah az kullanılmalı ve olan su kaynakları korunmalı… havamız için daha çok ağaç dikilmeli dünyamız ağaçlandırılmalı… kesilen her ağacın yerine 1 tane fazladan dikilmeli…  verimli topraklar için günümüzdeki yeni ve daha verimli sulama sistemleri kurulmalı… bunlar için sizin venim yapapmam yeterli değil bunu dünya ülkeleri ancak ortak bir karala yapmalıdırlar… aksi tatdirde sonumuz çokda uzakda değil ben görebiliyorm….

ve hatırlayayım yuvamıza yani herkesin yuvası olan dünyamıza bizden başka zararı olan canlı yok.. tek zarar veren varlık biziz…!!!!! bunu olabildğince  en aza indirgemeliyiz….

son olarak yazımı okuduysanız yuva belgeselini izleminizi tavsiye ederim.. sizde ordaki  olan güzellikleri görmelisiniz….

Yazı yazmak

yazı yazmak gerçektende harika bir duygu içimizi rahatca döktüğümüz döktükçe rahatlkadığımız bir olay diyebilirim…

Şimdi diyebilirisinizki yazcamda nolcak a….. yada hiç yazmadım nasıl olcakdi yada ben zaten yazamamki falan dememeyin önemli olan sizin ne tarz yazabildiğinizi keşfetmeniz onu bulduktan sonra tek bir şey kalıyor konunuzu seçmenizbenim içinde en zor iş bu  :D konuyu buldunumuzmu 1 cümle derken 1 cümle onu yazarken 1 cümle daha bir bakmışsınız hiçde fena olmayan bir yazı ortaya sermişsiniz hele bunu bide bizim gibi internet ortamında yapıyorsanız vede 3-5 takip edeniniz varsa olay harika oluyor… sevinciniz dahada artıyor… denemelisiniz…

iyi okuyuşlar.. iyi eğlenceler

WordPress.com'dan blog alın. | Tema Motion, volcanic tarafından yapılmıştır.
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.